Monthly Archives: Mayıs 2011

Başkası ne der?

Bir önceki yazıda bahsettiğimiz ” Benim için uygun mu?” sorusunu atlayabiliyorsanız, sıradaki diğer bir soru bu olacak.

Maalesef bu soruya kendi kafanızda oluşturduğunuz olumsuz cevaplar fırsatı kaçırmanıza sebep olabilir.

Gelin fırsatı kaçırmayın ve bu sorunun anlamsızlığını şu basit testi uygulayarak sorgulayın:

Bugün en yakın arkadaşınızın yaptığı iş ile ilgili kaç dakika düşündünüz?

Bunu düşünmenizin arkadaşınızın faturalarını ödemesine bir faydası oldu mu?

Cevap sizin. Bu işi yapmak için karar da öyle.

Ancak şundan emin olabilirsiniz ki yapacağınız iş ile ilgili sizin çevrenizdekiler de bunu ancak sizin kadar düşünüyor ve önemsiyor.

Üstelik bunu düşünüyor olmak  faturaları ödemiyor.

O zaman gelin kulağımızı bu tıkaçlardan birisi ile tıkayalım ve finansal özgürlük yolunda bir adım atalım.

Hemen şimdi.

Reklamlar

3 Yorum

Filed under network marketing, sorular

Benim için uygun mu?

Network marketing (doğrudan pazarlama) işi ile ilk kez tanıştığınızda bu soruyu kendinize mutlaka soracaksınız. İkinci sorunuz da yapabilir miyim acaba? olacak.

Yapabilir miyim acaba sorusuna cevap vermek için bisiklet örneğini kullanalım:

Denemeden, test etmeden, belki düşüp yeniden binmeden bisiklet kullanabilir miydiniz?

İşte bu iş de buna benziyor. Denemeden bilemezsiniz. Görseldeki teknik detaylara takılıp (eninde sonunda bu bir bisiklet!), çevremdekiler ne düşünür diye harekete geçmezseniz asla bisiklet kullanamazsınız.

Birinci sorunun cevabı ise yalnızca sizde. Bir sebebiniz, bir amacınız, ulaşmak istediğiniz bir hedefiniz varsa, bu iş size bunlara ulaşmanızda yardımcı olabilir. Üstelik bu yolda yalnız başınıza da kalmazsınız, ihtiyaç duyduğunuzda destek olacak bir ekip her zaman yanınızda olur.

Başarılı ya da başarısız olmak da sizin kararınız, sizin seçiminize bağlı.

Ekibimize katıldığınızda nasıl başarılı olacağınız konusunda zaten destek (eğitim, koçluk, toplantı-davet-seminer..) alacaksınız ama gelin bu işte nasıl başarısız olursunuz onu konuşalım. Bu işte 2 türlü başarısız olursunuz:

1. Bu işi yapmayı peşinen reddederseniz,

2. Denemezseniz.

O sebeple gelin kendinize bir deneme süresi atayın. İş sizin işiniz değil mi? İster 6 ay deneyin,  ister 1 yıl, ister daha az ya da çok.

4 Yorum

Filed under network marketing, sorular

Gelir dağılımı üzerine

Robert Kiyosaki, “Zengin Baba, Yoksul Baba”, “Başkalarına Yardımcı Olmayı Sevenler için İş Okulu” gibi dünyada çok satan kitapların yazarı olan bir girişimci,  bir dolar milyoneri.

Hayatında hiç network marketing işi yapmamış olmasına rağmen bu işi,  içinde birçok fırsat bulunduran bir yapı olarak herkese öneren bir kişi. Önceki şu yazılarda (1, 2, 3, 4) bu iş ile ilgili bahsettiğimiz olumlu özellikler Kiyosaki tarafından da desteklenen argümanlar içeriyor.

Kiyosaki’nin nakit akışı ölçüm çeyreğine göre (orijinal adı: cash flow quadrant) dünyada gelir elde eden 4 kesimvar.

1. Maaşlı çalışanlar,

2. Kendi işini yapan (serbest) çalışanlar. Doktor, avukat, esnaf vs,

3.  Altında en az 300-500 kişiyi çalıştıran iş(yeri) sahipleri,

4. Yatırımcılar.

Ancak bu tabloda enteresan bir şekilde dünyadaki gelir kaynakları düşünüldüğünde; soldaki grubun tüm insanların %90’ını oluştururken toplam gelirden ancak %10 pay alabildiklerini; buna karşın sağ taraftakilerin yalnızca %10’luk bir kesimi oluştururken %90 geliri elde ettiklerini söylüyor.

Soldakilerin bedenen çalışmak zorunda olup para için çalıştıklarını söylerken,

Sağdakilerin gelirlerinin bedenlerine bağlı olmadığını ve paranın onlar için çalıştığını belirtiyor.

Bunun için de “gelin önce kendi işinizi kurun, sonra da yatırımcı olun. Ancak bu şekilde finansal özgürlüğe kavuşabilirsiniz. Daha iyi bir maaş için işinizi değiştirerek ya da “serbest” çalıştığınızı düşünerek değil! ” diyor.

Kiyosaki’nin burada bahsettiği bir 90-10 paretosundan başka birşey değil. Önce pareto analizinin tanımına bir bakalım  (kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Pareto_%C4%B0lkesi)

 < Pareto ilkesi (80-20 kuralıönemli azın yasası ve etken seyrekliliği ilkesi olarak da bilinir) der ki, çoğu olay için, etkilerin kabaca % 80’i etkenlerin % 20’sinden kaynaklanır. İş yönetimi düşünürü Joseph Juran bu ilkeyi önermiş ve İtalya’nın % 80 arazisinin sahibinin nüfusun % 20’si olduğunu gözleyen İtalyan ekonomist Vilfredo Pareto‘nun adıyla isimlendirmiştir. İş dünyasında yaygın bir kuraldır; örn. “satışların % 80’i müşterilerin % 20’sinden gelir.” Matematiksel olarak, yeterince büyük bir sayıda katılımcının paylaştığı bir şey olması durumunda, her zaman 50 ile 100 arasında öyle bir k sayısı olacaktır ki % k, % (100 – k) katılımcı tarafından paylaşılmış olsun. Fakat k, eşit dağılım olan 50’den, küçük sayıda katılımcının kaynakların neredeyse tamamına sahip olduğu 100’e kadar değişebilir. 80 sayısı ile ilgili özel bir durum yoktur, fakat çoğu sistemde dağılımda dengesizliğin orta noktası olan bu civarda bir k değeri görülür. >

Kiyosaki tüm dünyadaki gelir dağılımından bahsediyor. Aşağıda Şubat 2011 tarihli bültende ise Türkiye İstatistik Kurumu 2009 yılına ait Türkiye’deki gelir dağılımı raporunu bulabilirsiniz.

Buradaki rakam 90-10 paretosu kadar çarpıcı görünmeyebilir ama yine de ne tarafta olmak isteyebileceğiniz ile ilgili etkili bir rakam: Son %20’lik kesim tek başına tüm gelirin neredeyse yarısını elde ediyor (%47,6). 

Sol tarafta kalıp gelir dağılımından düşük yüzdede bir geliri mi elde etmek,

yoksa finansal özgürlük yolculuğuna çıkarak, sağ tarafa geçmek için şu anda sahip olduğunuz hiç birşeyi riske etmeden, ufak ufak adımlar atmak, gelirden daha fazla pay almak mı istersiniz?

Bu iş ile ilgili vermeniz gereken karar bu! Eğer kararınız ikinci seçenek olursa çekinmeden bize ulaşın.

6 Yorum

Filed under finansal özgürlük, network marketing

Suya ihtiyacınız olmadan bir kuyuyu açın

Bir önceki yazıda bahsettiğimiz istatistiklere baktığımızda Türkiye’de network marketing işi ile uğraşanların yarısından fazlası (%65) tüm dünyada olduğu gibi, bu işi part time olarak ve ek gelir amaçlı yapıyor.

Diğer %35’lik kısım da emin olun zamanında bu işe yarı zamanlı olarak başlamışlardır.

Esasında bu işin hangi yaşta, deneyimde, eğitimde ya da meslekte olursa olsun herkesçe yapılabilmesinin önemli nedenlerinden biri bu.

Mevcut işinizi yaparken, bunu değiştirmeden, bırakmadan ya da tehlikeye atmadan bu işe başlayabilir, maaşlı bir çalışan olarak kazandığınızdan -sizin için tatmin edici kadar- fazla kazanmaya başladığınızda tam zamanlı olarak bu işe devam edebilirsiniz.

Sürekli bir gelir elde edilebildiğinde, finansal ve zamansal olarak kendinizi özgür hissedecek; kendinize, sevdiklerinize, hobilerinize, kısaca her türlü keyif anlarına daha çok zaman ayırıyor olacaksınız.

Öte yandan bu yolculuğa part time olarak başlansa bile çalışmadan, emek harcamadan, ürün satışı olmadan, bu sitenin ilk mesajında belirttiğimiz gibi başkalarının hayatını değiştirmek için onlara yardımcı olmadan, liderlik yapmadan başarılı olmak imkansızdır.

Şu şekilde bunun aksini söyleyenlerden uzak durulmalıdır, hatta kaçılmalıdır!  “Sen 3-5 kişi bulursun, onlar 3-5 kişi daha bulur, diğerleri 3-5 kişi daha…..Ağ böyle büyür, başka hiçbir şey yapma, zengin olursun”

Peki  önce yarı zamanlı sonra dilerseniz tam zamanlı olarak böyle bir sistemin içinde olmak size ne kazandırabilir?

1. Gelecekte iş kaybı, sağlık problemi, bedensel bir engel vs. gibi sebeplerle oluşabilecek gelir kayıplarına karşı sigorta görevi görecek bir B planına sahip olmak,

2. Robert Kiyosaki’nin tüm doğrudan satışçılar tarafından desteklenen “nakit akışı çeyreği teorisi” nde bahsettiği gibi para için çalışmaktansa, paranın sizin için çalışması ve bu sayede finansal ve zamansal özgürlüğe ulaşmanız yolunda etkili olabilecek bir yöntem.

Kiyosaki’den, nakit akışı ölçüm çeyreğinden ve bazı pareto istatistiklerinden bir sonraki yazıda bahsedeceğiz.

görsel http://www.flickr.com/photos/bonguri/3306464016/ adresinden alınmıştır.

7 Yorum

Filed under finansal özgürlük, network marketing

Network marketing sektörü bazı istatistikler

Network marketing sektörü dünyanın önde gelen iş adamları ve büyük yatırımcıları tarafından geleceğin (önümüzdeki 5-10 yılın) iş modeli olarak düşünülüyor. 2009 verileriyle aşağıda bazı istatistikleri bulabilirsiniz.  İstatistiklerin detaylarına WFDSA (Dünya Doğrudan Satış Dernekleri Federasyonu) nun web sitesinde ulaşmanız mümkün.

Türkiye’de;

2009 yılında bu sektörde (tahmin edilen) satış 441 milyon ABD doları (Avrupa ve Afrika bölgesinin toplamı 20 milyar ABD dolarından fazla)

600.000’den fazla kişi bu işi yapıyor. Bunların %90’ı kadın ve %65’i bu işi part time olarak yapıyor.

Aynı yıl dünyadaki tüm satış hacmi 117,5 milyar ABD doları.

Sektörde çalışanların toplamı 74 milyon kişiden fazla.

Kararınızı verdiğinizde kendinizi çok büyük bir pazarın, fırsatlarla dolu bir dünyanın içerisinde bulacaksınız.

Gelin, ekibimize katılın,  birleşelim, güçlenelim ve hep birlikte kazanalım.

2 Yorum

Filed under network marketing

Henry Ford liderlik yaklaşımı

"Yapabileceğini düşünüyorsan da yapamayacağını düşünüyorsan da (sen) haklısın"

Bir önceki yazıda bahsetmiş olduğumuz model ile ilgili iş hayatında daha önce duymuş olabileceğiniz şu hikaye iş projemizi destekleyebilir. Bu hikayenin farklı versiyonlarını da dinlemiş olabilirsiniz.

Bir toplantıda Ford Motor Company kurucusu Henry Ford’u köşeye sıkıştırmak amacıyla, yaptığı işin teknik detayları üzerine sorular sorulmuş:

Şu nedir?

Bu nedir?

Bunu biliyor musun?

Bunu yaparsan/yapmazsan ne olur?

Henry Ford her soruya bir cevap vermeye çalışmaktansa, cevap için  ekibinde çalışan uzman bir arkadaşını çağırıp doğru/tatminkar cevapların verilmesini sağlamış.

Ve eklemiş, ben her şeyi bilmiyorum ama ekibimde işi iyi bilen insanlar ile çalışıyorum.”

Henry Ford’un başarısının sırrı bu liderlik yaklaşımında değil mi?

Peki ya sizin sorularınız?

Sizin tüm sorularınıza %100 tatminkar cevaplar verebilecek bir ekibiz. Ben veremiyorsam  X verir, X veremiyorsa Y verir…..

Peki Ford örneğindeki gibi işi bilen bir ekip miyiz? Buna SİZ karar vereceksiniz.

Bunun için de birbirimizi tanımamız, tanışmamız, detayları size anlatmamız gerekiyor.

4 Yorum

Filed under finansal özgürlük, network marketing

Birim zaman – çıktı ilişkisi

görseli büyütmek için üzerine tıklayın

Eğer grafikteki ülkelerden birinde çalışıyorsanız Türkiye’de çalışan birine göre şanslı sayılabilirsiniz. Çünkü bildiğiniz gibi ülkemizde (yasal) haftalık çalışma süresi 45 saat. Çoğunlukla bunun üzerinde çalışırız, çoğu zaman ektra mesai almaksızın. Mesajın sonundaki grafik, yalnızca ev işi (temizlik, yemek, ..) yapan kişiler üzerinde yapılmış bir çalışmayı gösterse de (kaynak: OECD) diğer sektörlerde grafiğin bundan farklı olduğunu kim iddia edebilir?

Bu 45 saatlik çalışmamız sonrasında tek başımıza bir çıktı üretiriz.  Bu çıktıya ister iş deyin, ister kazanılan/kazandırılan para, ister hizmet..

Network marketing sistemi, örneğimizdeki çıktının 45 farklı kişinin 1 saatlik çalışmalarının toplamı sayesinde de elde edilebileceği bir fırsat sunuyor. Ekip 50-100-500 -1000-10000.. büyüdükçe ve ekiptekiler 1 saatten fazla çalıştıklarında ortaya logaritmik  olarak büyüyen bir çalışma zamanı çıkar.

Bu da, eğer ekip hedefe kilitlenmişse, beraberinde finansal ve zamansal özgürlüğü getirir.

Ekibi büyütmek, işi dağıtmak, paylaşmak, yaymak kimin işi peki? Liderin.

Yani sizin!

1 Yorum

Filed under finansal özgürlük, network marketing