Monthly Archives: Temmuz 2011

İşimizle ilgili doğrular – yanlışlar

Doğru ya da yanlış yol yok. Sizin yolunuz var!

Daha önceki yazılarda işimiz ile ilgili önyargılar ve zihinlerde oluşmuş negatif algılardan bahsetmiştik. Gelin birkaç örnek ile bunların üzerinde biraz konuşalım.

Bu iş bir motivasyon işi.

Evet, kesinlikle. Hangi başarılı iş öyle değil ki?

Bu işin belli başlı iş tanımları yok.

Doğru, eğer dökümante edilmiş, deklare edilmiş, yazılı bir görev tanımı belgesi arıyorsanız. Böyle bir belge olması gerektiğini düşünüyorsanız SİZ belirleyin nasıl olmasını istiyorsanız. Ya da kendinize sorun mevcut işinizdeki tanımlı görevinizi yapıyor olmak (asla yalnızca yazılanları yapmazsınız, bu ayrı bir konu)  sizi ne kadar özgür kılıyor?

Yanlış, eğer bu işte başarılı olmanın kanıtlanmış, kabul görmüş, tüm dünyada uygulanan methodları, başarıyı ölçen performans kriterleri, performans gözden geçirme, geribildirim, eğitim, gelişim fırsatları olmadığını düşünüyorsanız.

Bu iş bir nevi bir piramit düzeni.

Hayır, kesinlikle değil. Piramit düzende en tepedekiler her koşulda ve her durumda kazanır. Bizim işimizde sizden önce işe başlayan kişi, ancak sizinle aynı hızda ya da sizden daha hızlı çalışırsa sizden çok kazanır. Siz daha hızlı iseniz, siz daha çok kazanırsınız. Adil bir sistemde olması gerektiği gibi.

Bu ısrarcı tavırlar vs. beni deli ediyor. Bu durumdan hoşlanmıyorum. Bu kişilerin geneli böyleyse benim böyle kişilerin arasında ne işim olabilir?

Bu işe başlamadan önce karşımıza çıkan bazı yanlış kişiler için biz de aynısını hissetmiştik. Biz kendimize yapılmasından hoşlanmadığımız hareketleri başkalarına yapmıyoruz. Asla ısrarcı değiliz, size bir fırsattan bahsediyoruz. Görmek istiyorsanız görüyorsunuz ve momentuma katılıyorsunuz, görmek istemiyorsanız zaten kararınız o yönde oluyor.

Öte yandan kendimiz gibi profesyonel yaklaşım sergileyen daha çok insanın da aramıza katılması gerektiğini biliyoruz. Ve biz bu kişileri arıyoruz. Akıllı, zeki, ne yapmak istediğini bilen, dürüst, samimi, iyi niyetli, paylaşımcı, lider, motive, enerjisi yüksek, özgüveni sağlam, mütevazi bir o kadar da başarma azmi yüksek, öğrenmeye istekli, bu yolda kendini akışa kaptırabilecek insanları. Belki sizi!

Satış işinden hoşlanmıyorum. Bunu yapamayacağımı düşünüyorum.

Üzgünüz ama dünya üzerinde satış (dolayısıyla satın alma) yapmadan bir çıktı (gelir, iş sonucu, kişisel başarı, sosyal katkı….) elde edebilmenin bir yolu var mı?

Elimde bir çanta, içinde ürünler, bunları yakın arkadaşlarıma satmaya çalışmak mı? Hayır almayayım!

Bu eskiden böyleymiş. Artık internet ve e-ticaret var! İnsanlar artık özel alışveriş kulüplerinden, indirimli fırsat sitelerinden, online marketlerden alışveriş yapıyorlar. Ürünlere ilgi duyan arkadaşlarınız sizi görmek zorunda bile değil, internet sitenize girer, siparişini verir, ödemesini yapar, tanımladığı adresine ürünleri teslim edilir. Siz bu işten kar elde edersiniz.

Gelişen teknoloji ve yenilikler sayesinde üretici ile tüketici arasındaki aracılar eninde sonunda yok olmak zorunda. Network marketing sisteminde çalışan şirketler de tam olarak bunu yapıyor. Aracıların payını ortadan kaldırdığı için kullanıcı ürüne daha ucuza ulaşıyor.

Arkadaşlarım hakkımda ne düşünürler?

Bunun ne önemi var ki? Yaptığımız iş ayıplı bir iş değil.

Bu iş için çok zaman ayırmak gerekiyor. Benim o kadar zamanım yok.

TV’de favori bir diziyi ya da programı izlemek için ne kadar zaman harcadığınızı bir gözden geçirin isterseniz.

Bu işte başarılı olmak için geniş bir çevreye sahip olmak gerekiyor. Benim çevrem o kadar geniş değil!

Yanlış. Bu işte başarılı olmak için sıkı çalışmak, kendiniz gibi idealleri, hayalleri olan insanları bulmaya çalışmak, bu uğurda vazgeçmeden adanmak gerekiyor. Bu işi herkes yapabilir ve bu insanlar ise her yerdeler, sizinle birlikteler. İşte, okulda, mahallede, otobüste, metroda, alışveriş yaptığınız yerlerde, eşiniz, dostlarınız, arkadaşlarınız,akrabalarınız…

Çok zor bir iş.

%90 yanlış, %10 doğru.

Yanlış, çünkü yapmanız gereken tek şey ürünleri kullanmak ve başkalarının da kullanmasını sağlamak. Bu kadar basit.

Doğru, çünkü 10 – 6 – 3 – 1 kuralı işler. Genel olarak; 10 kişiye işi anlatırsınız, 6 kişi bir sonraki adım ile ilgilenir, 3 kişi bir adım daha atar, yalnızca 1 kişi ekibinize katılır.

Bu işe girmek çok maliyetli olur, çok büyük paralar yatırmam gerekir.

Yanlış. Network marketing işi dünyanın en küçük yatırım bedelleri ile kurulabilen ve ulaşılması en olanaksız görülen gelir, başarı, iş tatmini gibi sonuçları elde edebilmenize olanak sağlayan bir yapıda, geleceğin iş modelidir.

Çevremde daha önce bu işi denemiş birçok arkadaşım var, onlar bu işi yapmamı önermiyorlar.

Başarılı olmak da başarısız olmak sizin elinizde. Size bu telkinlerde bulunan kişiler için belki uygun bir iş fırsatı değildi. Ama belki sizin için tam tersi geçerli. Hayatında bisiklet kullanmamış bir kişi size bisiklete binmeyi öğretebilir mi?

Daha önce de bahsettiğimiz gibi bu işte 2 türlü kaybedersiniz.

1. Tartışmasız önyargı gösterirseniz

2. Denemezseniz.

Bunun dışında başınıza gelebilecek en kötü şey, organizasyondaki liderlerimizden birisinin söylediği gibi,  dost ve para kazanmak olacak!

3 Yorum

Filed under finansal özgürlük, network marketing

Herkese açık bir fırsat

Network marketing işinin en büyük zorluklarından birisi bu işin herkese açık olmasıdır. Yaş, eğitim, iş deneyimi, cinsiyet, politik/dini inanç, milliyet vs sorun olmadan herkes bu işi yapabilir. O zaman burada bir yanlışlık var diye düşünüyor olabilirsiniz. Öyle ya amaç ağ oluşturmak ise bu olumlu bir şey olmalı, neden zorluk olsun ki?

Bu işi herkes yapabilir ancak bu, herkesin başarılı olabileceği anlamına gelmiyor.

Dünya üzerinde en düşük maliyetle kendi işini kurma fırsatlarından biri olarak tanımlayacağımız bu işte, her sektörde olduğu gibi olumlu/ olumsuz yanlar, doğru ya da yanlış kişiler olabileceği gerçeğini unutmamalısınız.

Maalesef bu iş konusunda tartışmasız önyargı gösteren kişilerin algısının negatif olmasına karşılaştıkları yanlış kişiler sebep oluyor. Üçkağıtçılar, kolay yoldan zengin olma avcıları, kaybedenler, sonradan görmeler, güvenilmez düşük profildeki insanları bu kategoride örnek verebiliriz.

Bu insanlardan her işte ya da koşulda uzak durun hatta hızla kaçın, yalnızca enerjinizi değil, alabilecekleri neyiniz varsa almak isteyeceklerdir!

Öte yandan tam profesyonel, alanında kendini ispatlamış, zeki, girişimci, kibar, dürüst, motive edici, ilham veren, enerjisi yüksek, pozitif düşünceyi benimsemiş, insana değer veren, paylaşmayı-yardımlaşmayı seven, tüm bunları yaparken de fırsat eşitliğine önem veren bir iş yapısı içinde çalışan doğru insanlar da çok. Bizler kendimizi bu grupta görüyoruz.  Er ya da geç başarıya ulaşanlar da işte bu grup zaten.

Bu yazıyı okuyorsanız siz de ikinci gruptasınız ve siz de aynı profesyonel bakış açısına sahipsiniz demektir.

Ancak yine de gelin ne demek istediğimizi kendi gözlerinizle görün, telefonda/yüz yüze görüşelim, internetten iş fırsatını paylaşalım, Türkiye’nin (hatta dünyanın) neresinde yaşıyorsanız oradaki bir toplantımıza katılın, konuşalım, tanışalım, sorularınızla ilgili tartışalım. Kararınızı öyle verin.

Kaybedeceğiniz hiçbir şey yok, kazanabilecekleriniz sizinle sınırlı!

Görsel şuradan alınmıştır.

4 Yorum

Filed under finansal özgürlük, network marketing

Fırsatlara açık mısın?

Ya da şöyle soralım: Açık fikirli misin?

Einstein’a kulak verip içinde bulunduğun durumu değiştirebilmek için (eğer istiyorsan tabi) her zaman denenmiş yollardan farklı yollar denemek gerektiğine inanıyorsan network marketing, pazarlama ağı işi bunun için bir araç olabilir.

Ancak her işte olduğu gibi profesyonel bir yaklaşım içerisinde çalışıp, her yeni başlangıçta yaşanabilecek zorluklara göğüs germeyi göze almanız gerekiyor. Burada da “No pain no gain” ilkesi geçerli!

Esasında -istisnasız- her alanda başarılı olabilmenin yolu üstteki reçeteden farklı değil. Bu sebeple network marketing işi diğer işlerden farklı algılanmamalı.

Ancak bu iş ile alakalı olmamasına rağmen,  geçmişte yaşanmış, medyaya yansıyıp milyonlarca kişiye ulaşmış kötü örnekler (bazı kişi ya da şirketler) üzerinden oluşmuş negatif algı, önyargılara sebep olabiliyor. Aslında bu örneklerin her alanda, her iş kolunda karşımıza çıkabileceğini bildiğimiz halde; network marketing sistemini ilk kez duyan kişiler, çoğu zaman bu sistemi bir piramit düzeni, saadet zinciri, para kaptırma düzeni olarak algılıyor.

Size bunun böyle olmadığını söylüyoruz.  Üstelik bunu kendinizin görüp, kararınızı kendinizin vermesi gerektiğini üstüne basa basa tekrarlıyoruz.

Ancak bunun için şu iki aşamayı geçmeniz gerekiyor:

  1. Hayatınızı değiştirmek, finansal sorunlarınızı çözmek, hayallerinize ulaşmak, zengin olmak….gibi ulaşmayı arzuladığınız her hedefinizi tutturmanız için bir araç arıyor olmanız.
  2. Önyargılarınızı bir kenara bırakıp, profesyonelce bir yaklaşım içerisinde iş fırsatına karşı açık fikirli olmanız. Bu işi bilmeyen, hiç bu alanda çalışmamış kişileri dinlemek yerine bu işte başarılı olmuş, daha başarılı olabilmek için sizin de başarılı olmanızı sağlamaya istekli kişileri dinlemeniz.

Birinci aşamayı geçmeden ikincisi tek başına bir şey ifade etmiyor. Bizim aradığımız kişiler de zaten bu kişiler değil. Bizim işimiz bu sebeple bir saadet zinciri değil!

Peki aradığımız kişi siz misiniz?

Siz karar vereceksiniz.

Tanışmadan bunu anlayabilir miyiz?

Önyargı yok!

mail: bizekatil@finansalozgurlukyolculugu.net

Görsel şuradan alınmıştır.

6 Yorum

Filed under network marketing