Paylaştıkça büyüyen 2 şey

Sevgi & BilgiDünyada paylaştıkça büyüyen 2 şey vardır:

1. Sevgi

2. Bilgi

Bu yazı bu kadar…..

Sevgimiz;  koşulsuz ve sınırsız, bunu arayanlara 🙂

Bilgimiz çok sayılabilir, daha da büyütmek için paylaşmak isteyenlere.

Reklamlar

Yorum bırakın

Filed under finansal özgürlük

Sizinle ilgili bir fırsat

Bu proje:
sizinle ilgili,
sizin hayatınız ile ilgili,
sizin hayatınızın değişmesi ya da gelişmesi ile ilgili,
hayatınızı dolu dolu yaşamak ya da hayallerinizdeki şeyleri yaşamak ile ilgili.

Basit bir karar ile;
Değişen dünyada teknoloji ve bilinçlenme ile aracıların aradan çıkarıldığı bir modelde,
kesinlikle geleceğin iş modelinde siz de yer almak ister misiniz?

Bu projeyi değerlendirmeden kendinize sormanız gereken ilk soru bu.

20131216-234023.jpg

Ve evet, konu ‘ben’le ilgili değil, ‘SEN’le ilgili 🙂

Yorum bırakın

Filed under sorular

Sizin bir B planınız var mı?

20131208-120348.jpg

Senin resmini aklından bir an olsun çıkarmayan sevdikleri olan sevgili dostum, şu soru üzerinde de biraz düşün lütfen:

Allah sevdiklerinizle birlikte uzun ve sağlıklı ömür versin, kazadan-sıkıntıdan hep uzak olun, sürekli bolluk içerisinde zengin bir hayatınız olsun, bunu tüm kalbimle sizin için diliyorum.

Bunun olmasını ise asla istemeyiz ama şu an elde ettiğin gelirin herhangi bir sebepten aniden kesilse, mevcut yaşam tarzını, harcama alışkanlıklarını değiştirmek zorunda kalmadan ne kadar süre devam edebileceksin?

Allah korusun ama böyle bir durum için önceden hazırlıklı olmak iyi olur muydu?

Bu iş fırsatı belki bir B planı olabilir hayatınızda, ilginiz bu yönde olursa. Merak ederseniz biz paylaşmaya hazırız, lütfen aşağıdaki iletişim formu ile bize ulaşın.

Yorum bırakın

Filed under sorular

Belki resmin her yere asılmayacak…

GörselUzun bir aradan sonra kısa bir not ile tekrar merhaba:

Belki bugüne kadar elde ettiğin başarıların sayesinde heykeli dikilen birisi olmayacaksın; yaşadığın ülkedeki insanların %99,9’u seni tanımayacak, resimlerin de sağa sola asılmayacak kuvvetle muhtemel.

Ama biliyor musun senin resmini gözünün önünden bir an olsun ayırmayan, kalbine – beynine kazımış birileri de var: Annen, baban, eşin, çocukların mesela.

Yalnızca onlar için daha güzel bir hayatı yaşamayı / yaşatmayı ister miydin?

Bu notu okuyan sevgili dostum,  unutma bu senin borcun!

ve belki bizim sana yardımcı olabilmek için yapabileceğimiz bir şey var. Tanışalım.

Yorum bırakın

Filed under finansal özgürlük

Eğer….

ifEğer, bütün etrafındakiler panik içine düştüğü
ve bunun sebebini senden bildikleri zaman
sen başını dik tutabilir ve sağduyunu kaybetmezsen

Eğer sana kimse güvenmezken sen kendine güvenir
ve onların güvenmemesini de haklı görebilirsen;

Eğer beklemesini bilir ve beklemekten de yorulmazsan
veya hakkında yalan söylenir de sen yalanla iş görmezsen,
ya da senden nefret edilir de kendini nefrete kaptırmazsan,
bütün bunlarla beraber ne çok iyi ne de çok akıllı görünmezsen;

Eğer hayal edebilir de hayallerine esir olmazsan,

Eğer düşünebilip de düşüncelerini amaç edinebilirsen,

Eğer zafer ve yenilgi ile karşılaşır
ve bu iki hokkabaza aynı şekilde davranabilirsen;

Eğer ağzından çıkan bir gerçeğin bazı alçaklar tarafından
ahmaklara tuzak kurmak için eğilip bükülmesine katlanabilirsen,
ya da ömrünü verdiğin şeylerin bir gün başına yıkıldığını görür
ve eğilip yıpranmış aletlerle onları yeniden yapabilirsen;

Eğer bütün kazancını bir yığın yapabilir
ve yazı-tura oyununda hepsini tehlikeye atabilirsen;
ve kaybedip yeniden başlayabilir
ve kaybın hakkında bir kerecik olsun bir şey söylemezsen;

Eğer kalp, sinir ve kasların eskidikten çok sonra bile
işine yaramaya zorlayabilirsen
ve kendinde ‘dayan’ diyen bir iradeden
başka bir güç kalmadığı zaman dayanabilirsen;

Eğer kalabalıklarda konuşup onurunu koruyabilirsen,
ya da krallarla gezip karakterini kaybetmezsen;

Eğer ne düşmanların ne de sevgili dostların seni incitmezse;

Eğer aşırıya kaçmadan tüm insanları sevebilirsen;

Eğer bir daha dönmeyecek olan dakikayı,
altmış saniyede koşarak doldurabilirsen;

Yeryüzü ve üstündekiler senindir

Ve dahası
sen bir İNSAN olursun oğlum…

Rudyard Kipling

(Şiirin orjinali için tıklayın)

1 Yorum

Filed under finansal özgürlük

Kendinize bir iyilik yapın

sizi onemseyen bir is modeliNetwork marketing işine yaygın katılmama gerekçelerinden birisi “bu iş için zamanım yok” gerekçesiydi, bunu daha önceki şu yazıda incelemiştik.

Bir diğer gerekçe ise “ben o işi iyi biliyorum” yaklaşımıdır.

Bu yaklaşım 2 türlü gelebilir:

Birincisinde, iş teklif edilen kişi direkt olarak kendisi bunu belirtebilir, çevresinde bu iş ile uğraşan tanıdıklarının yaptığı faaliyetleri göz önüne alarak.

Ya da ikincisinde çevresinde güvendiği, yakın ilişkide bulunduğu, önem verdiği insanlara sorar ve onlar kendisine bunu söylerler.

Her iki durumda da “ben o işi iyi biliyorum” diyerek kendinizi kapatıyorsanız, fırsatı kaçırıyor olabilirsiniz.

Size; incelemeyin, araştırmayın, size anlatılanları ve sunulanları akıl süzgecinizden geçirmeyin demiyoruz. Aksine, bunları yapmadan sakın katılmayın!

Çevrenizde işi danıştığınız ve sizi negatif cevaba yönlendiren insanlar da esasında bunu kötü niyetle yapmıyorlar, eminiz size destek olmak için kendi bildiklerini anlatıyorlar.

Ancak sorun şu. Acaba gerçekten biliyorlar mı?

Tıbbi bir konuda tedavi almak için çevrenizdekilerin yorumlarını mı önemsersiniz, yoksa o konuda uzman doktorun mu?

Hukuki bir sorunla ilgili avukata mı danışırsınız, ben o davaları çok iyi biliyorum diyen komşunuza mı?

Araba kullanmayı öğrenmek istiyorsanız, hayatında hiç araba kullanmamış çok sevdiğiniz birinin yorumu ne kadar güvenilir olabilir?

O sebeple gelin kendinize birkaç iyilik yapın:

  • Çevrenizde iş ile ilgili olumsuz konuşan kişilere gereğinden fazla kulak asmayın, bunu kendiniz irdeleyin.
  • Doğru bildiğiniz yoldan şaşmayın ama konunun uzmanlarına mutlaka danışın. Şunu unutmayın, ancak SİZ, nereye gittiğinizi biliyorsanız size yardım edebilecek birileri çıkacaktır karşınıza.
  • Yanlış ya da yetersiz bilgi ile sizi başarı yolunuzdan çevirecek, inandığınız yeni bir başlangıca adım atmanızı engelleyecek kişilere gerektiğinden fazla değer vermeyin. Aklınızdan çıkarmayın, bu kişiler SİZ’den daha değerli değiller. Kendi hayatınız için kendi seçimlerinizi yapın ve harekete geçin!
  • Unutmayın, sahip olduğunuz tüm güzel şeyler sizin hakkınız! Daha fazlasını elde etmek sizin hakkınız! Kendinizden önce başkalarını düşünerek, “başkaları ne der?” korkusuyla harekete geçmeyerek en çok kendinize zarar veriyorsunuz.

Uçakta hava basıncı düşerse neden bebeğinizden önce kendi maskenizi takın derler?

Cevap basit, siz önce kendinizi kurtaramazsanız, sevdiklerinize de faydalı olamazsınız da ondan!

O zaman gelin kendiniz için, sevdikleriniz için, birçok başka önemsediğiniz insanın hayatına dokunmak için bu farklı adımı atın ve bize katılın.

Çünkü gerçekten, yazının başındaki resimde gördüğünüz gibi sizin başarılı olmanızla yakınen ilgileniyoruz!

1 Yorum

Filed under network marketing

KFC’nin başarı hikayesi

Bu yazı takımımızda üst sıra sponsorumuz Dr. Serkan Özkul tarafından ilk olarak kendi linkedin grubunda yayınlanmıştır. 

uretken tuketici kitap gorsel

Kentucky Fried Chicken” in başarı hikayesi

Oturma! Harekete geç 🙂
“ Otoyolun kenarında bir lokantası vardı. Otoyol başka bir yere taşınınca lokantası iflasın eşiğine geldi. Ama o endişelenmedi, paniğe kapılmadı. Yeni bir lokanta açmak için sermayesi yoktu. Sadece cebinde en iyi piliç tarifi vardı ve kendine ortak olabilecek bir lokanta arıyordu. Sanders 20 lokanta dolaştı ama ortak bulamadı. 200. lokanta yine kabul eden yok. Ama o pes etmedi. “bulacağım” diyordu. “benimle iş yapacak lokantayı bulacağım!” Amerika’yı eyalet eyalet dolaşıyor, arabasında geceliyordu. 900-1000 derken sonunda 1009. lokanta Sanders’in projesiyle çok ilgilendi. Sanders’ın anlattıklarından etkilenmişti ve ortaklığa “evet” dedi. Bu lokanta “Kentucky Fried Chicken” efsanesinin yazılmaya başladığı lokantadır. Eğer yolunuz bir gün Kentucky Fried Chicken’e düşerse tabelanın yanındaki o tonton amcaya dikkatli bakın. “

Başarı düzenli birikimlerin ve sistemli çalışmaların ürünüdür. Sanders en iyi pilici yapacak kadar bilgilerini biriktirmişti ve 1009 lokantayı sistemli çalışarak dolaşmıştı. Sanders başardı. Ya biz? Başarmak istediğimiz konular için ne kadar emek veriyoruz. Başarmak istediğimiz konulara ne kadar yatırım yapıyoruz ?

Aynı ölçüde maddi ve manevi zenginliği sadece “Üretken Tüketici” kavramını hayata geçirerek elde edebileceğinizi kaçımız biliyoruz?

Oturma! Harekete geç 🙂

Yorum bırakın

Filed under network marketing