Tag Archives: kendi işini kurma

2 üzerine

Ella Wheeler Wilcox, “Sen Hangisisin?” şiirinde bakın neler söylemiş;

Ayağımızı bastığımız topraklarda iki çeşit insan yaşar,

Ne daha fazlası, ne de eksiği..

Hem günahkar, hem de aziz, 

Kötünün yarısı iyi, iyinin yarısı kötü.

Hem zengin, hem fakir,

Sağlığını ve vicdanını bilen.

Hem mütevazi, hem gururlu, 

Ayakları sağlamca yere basan.

Hem hüzünlü, hem mutlu,

Yılların kahkahayı ve gözyaşını uçurduğu.

Dedim ya; iki ayağı üstünde duran iki çeşit insan var,

Kimisi inen, kimisi çıkan.

Nereye gidersen git, hangi köşeyi dönersen dön,

Hep bu iki çeşidi göreceksin.

İkisini sen de bir arada görüyorsun,

Sen hangisisin?

Aşağı inenlerden mi, yukarı çıkanlardan mı?

Veya başkalarına yük olan veya yükünü alan mı?

2 sayısı network marketing işinde de anlamlıdır. Şöyle ki:

Bu işi yapmak için

1. Hayır,

2. Evet dersiniz.

Konfor alanınız

1. Sabit kalır,

2. Büyümeye başlar.

İş statünüz

1. Maaşlı çalışan olarak hayatınıza devam edersiniz,

2. Kendi işinizin sahibi olarak özgürleşmeye başlarsınız.

Başarı durumu

1. Başarısız,

2. Başarılı olursunuz.

Gelirleriniz, yatırımlarınız

1. Bedenen verilen emek karşılığı, ancak riskli bir profilde devam eder.

2. Varlık tabanlı artmaya başlayabilir.

Çevreniz, etki alanınız

1. Normal hızında büyür ya da küçülür,

2. Yaşadığınız şehir ya da ülkenin dışına sıçrayarak büyüyebilir.

Hayalleriniz

1. Başkasının hayallerinin peşinde kendinizi kaybedebilirsiniz,

2. Kendi hayallerinizi gerçeğe çevirebilirsiniz.

Düşünme yapınız, tavırlarınız

1. Aynı kalıpların içinde devam edersiniz,

2. Değişir ve gelişirsiniz.

Kendinize – sevdiğiniz şeylere ayırabileceğiniz zaman

1. Sınırlı, kısıtlı olur ya da hiç olmaz!

2. Zamansal özgür olabilirsiniz.

Tüketim alışkanlıklarınız

1. Daha çok tüketmeye yönelik, borçlanma şeklinde devam eder,

2. Üretken tüketici olarak, harcarken hakkınız olan payı almak üzerine gelişebilir.

Örnekleri artırmak mümkün.

Öte yandan tüm bu seçimleri yapmak için karar vermesi gereken tek BİR kişi var.

SEN!

Senin başarın için çalışacak yine BİR grup var:

SENİNLE birlikte içinde bulunacağın TAKIMIMIZ.

Reklamlar

Yorum bırakın

Filed under finansal özgürlük

İstersen yapabilirsin!

Başarıya asansör yok, merdivenleri tırmanmalısın!

Başarıya asansör yok, merdivenleri tırmanmalısın!

Önce sebebini belirle.

Bu yolda yalnız olmayacaksın. Sana yardımcı olacağız, takım olarak başarılı olmak için bunu yapmak zorundayız.

Bu işte başarılı olmak için haftada 10-12 akıllı saatini ayırman yeterli.

Yapabileceğini düşünüyorsan da, yapamayacağını düşünüyorsan da SEN haklısın.

Başlangıçta part time bu işe başla.

İşi bilmeyenlerin sözlerine kulaklarını tıka.

Kendi işini kur, kendi online marketini aç.

Varlık tabanlı gelir için üretken tüketici ol!

Satış yapmaya başla.

Yaşadığın ülkede, yaşamak istediğin ülkede, her ikisinde ya da farklı birden çok  ülkede bu işi büyüt!

Kendini geliştir, işini geliştir.

Belki de o kişi sensin.

görsel şuradan alınmıştır.

Yorum bırakın

Filed under finansal özgürlük

Kendinizi özel hissedeceksiniz

Nasıl mı?

Üstün kaliteli ürünleri iyi fiyata satın alırken, uzun süreli kullanım sayesinde tasarruf ederek ve bu alışverişi evinizin rahatlığında tamamlayıp ürünlerinizin kapınıza kadar teslim edilmesini sağlayarak. Üretken tüketim alışkanlığı kazanarak.

Çeşitli ihtiyaçlarınıza (sağlık, kişisel bakım, güzellik, ev tüketimi, dayanıklı tüketim…) yönelik zaten kullandığınız kategorilerde, aracısız– size özel- olarak sunulan, bu sayede iyi fiyatlı, çevreye duyarlı, sağlıklı, doğal ve organik ürünleri kullanmanın keyfini yaşayacaksınız.

Internetten 7/24 sipariş verip, heyecanla kargonuzu bekleyip, geldiği zaman özenle kutusundan çıkarıp, kullandığınızda pozitif etkilerini yaşayacağınız üstün kaliteli ürünler size kendinizi özel hissettirecek.

Üstelik bu alışveriş yöntemini ve ürünleri tavsiye tabanlı bir ticaret işi olarak başkalarına da önerdiğinizde kendi işinizi kuracak ve başlangıçta yarı zamanlı, sonrasında belki tam zamanlı olarak kendi özgürlüğünüz için çalışmaya başlayacaksınız ve bundan para kazanacaksınız.

Internetin büyüyen gücü artık hayatlarımızı daha da kolaylaştırıyor. Yalnızca tüketici olup sürekli alışveriş yaptığınız markete daha fazla para kazandırmak mı istersiniz yoksa üretken tüketici olarak kendi marketinizi kurmak daha iyi bir fikir olabilir mi?

Üretken tüketici demişken, biraz da bu kavramın yaratıcısı Dr. Bill Quain’e ve aynı isimli kitabındaki şu satırlara bir göz atalım isterseniz:

Peki eğer…

Size hem pastaya sahip olup hem de yemenin bir yolunu gösterebilseydim? Yalnızca paradan “tasarruf” etmenin değil, zamandan tasarruf ederken para kazanmanın yolunu?

Bu öğrenmeye değecek devrimci bir kavram olur muydu?

Peki ya ürünleri adil ve makul bir fiyattan satın almanın ve trafikle boğuşmak, kasa kuyruklarında beklemek veya ağır poşetleri kalabalık park yerinde bir kilometre sürüklemek (üstelik sonunda arabayı nereye park ettiğinizi unutmuş olduğunuzu görmek için) yerine, kapınıza kadar ulaştırılmasının bir yolu varsa?

Bu öğrenmeye değecek devrimci bir kavram olur muydu?

Evinizden idare edeceğiniz kendi işinizi açmanın ve evinizdeki bilgisayarda yarım zamanlı çalışarak ayda birkaç yüz dolardan, tam zamanlı çalışarak birkaç yüz bin dolara kadar kazanmanın bir yolu varsa?

Bu öğrenmeye değecek devrimci bir kavram olur muydu?

Bu kavram hayata geçirilmiştir ve sadece sizin gibi, benim gibi insanlar tarafından kullanılmayı beklemektedir. Bu Üretken Tüketici Gücün -ucuza değil, akıllıca satın almak ve sonra aynısını yapmayı başkalarına öğretmek- internetin gücü ve rahatlığıyla birleşmesinden doğan bir evliliktir.

Bu devrimsel kavram, 50 yıllık kanıtlanmış bir geçmişi olan Tavsiye Tabanlı Ticaretin, e-ticaretin hız ve etkinliğiyle birleşmesinden doğan bir birleşimdir ve dünyanın yaşam ve çalışma tarzını değiştirmekte, zenginliği yaratmaktadır.”

Aradığınız kendinize ve sevdiklerinize ayıracağınız daha fazla zaman, daha kaliteli bir yaşam ve finansal özgürlük ise yolculuğumuzda bize katılmaya davetlisiniz.

2 Yorum

Filed under finansal özgürlük

Hamili kart yakınımdır!

Daha önceki yazılarda çalışmadan, emek harcamadan, odaklanmadan, satış yapmadan bu işte başarılı olunamayacağından bahsetmiştik. Üzgünüz ama yandaki kartı veren herhangi bir kişi de bu anlamda size yardımcı olamaz.

Esasında yalnızca bu karta bakılarak iş sahibi olan bir kişi ve yaptığı işi ne kadar saygın olabilir dersiniz?

Peki buna karşılık; başarısı ispatlanmış bir sistemin eğitim altyapısı desteğiyle işini günden güne büyüten, para için çalışmak yerine parayı kendisi için çalıştırıp, varlık tabanlı sürekli gelir elde eden özgür bir kişi olsanız durum nasıl olurdu?

Para ve zaman sorunu olmadan yaşanan bir özgürlük!

Siz de yıllarca iş değiştirerek, daha çok para kazanmak için terfi etmeyi arzu ederek, bu uğurda gerekirse fazla mesai yapıp, kimi zaman sevdiğiniz, bir arada olmaktan mutlu olduğunuz sevdiklerinizden kilometrelerce uzakta çalışmayı göze almış olabilirsiniz. Size her zaman, aynı düşünen herkes tarafından söylendiği, öğretildiği gibi.

İş değiştirirsiniz, terfi edersiniz, kazancınız artar, ama hala sol taraftasınız! Hala bedenen çalışıyorsunuz, toplam gelirden minimum oranda faydalanıyorsunuz, sizin gibi çok insan var, emeklilik çok uzak!

Peki bizim işimiz sayesinde sağ tarafa geçmek nasıl mümkün?

Öncelikle farklı düşünerek! Bir yatırımcı gibi, varlık sahibi bir milyoner gibi düşünerek, para harcarken para kazanan “üretken bir tüketici” olarak. Bir ev satın almak üretken tüketicilerin para harcarken aynı zamanda nasıl para kazandığına en tipik örnektir. Varlık yaratıp, zenginleşmek.

Bizim işimizde bunun yolu kendi alışveriş marketinizi kurup, buradan alışveriş yapmanız. Başkalarını da buradan alışveriş yapmaya teşvik etmeniz.

Her zaman denediğiniz yollar ile mevcut problemlerinizi çözmeniz olanaksız. O zaman gelin farklı düşünün, kendinizi marketten alışveriş yapan tüketici gibi değil, marketin ortağı gibi düşünün! O zaman göreceksiniz ki siz de size sunulandan daha fazlasına sahip olacaksınız.

Gelin bugün geleceğiniz için bir adım atın. Şimdi buna ihtiyaç yok diyorsanız, daha da hızlı atın bu adımı!

1 Yorum

Filed under finansal özgürlük

Özgürleşmek mi istiyorsunuz? Televizyonu kapatmakla başlayalım!

Eylül ayı ile birlikte favori diziler tekrar yayına başladı. Gazetelerde, sosyal medyada yeni sezonun ilk bölümünün reyting rekorları kırdığı haberleri de mevcut, daha başlamadan merak uyandırıp herkesi ekran başına kilitlemeye aday diziler de var.

Ama bırakın dizilerde ne oluyorsa olsun. Kanuni nereyi fethetmek istiyorsa etsin, Hürrem’le ilişkisi ne olacak takılmayın ya da ne bileyim küçük Osman’ın sevgilisi ile ilişkisi aileyi nerelere götürürse götürsün. Polat bu sene hangi derin konulara girmek istiyorsa girsin, Fatmagül suçunu anlayacaksa artık anlasın ne olur!

Kış ayının yaklaşması ile evde geçireceğiniz zamanları kendi işinizi büyütmeye, bu sayede bazen dostlarınızla, bazen yeni tanıyacağınız ve belki hedeflerinize daha hızlı yaklaşmanızı sağlayacak insanlar ile tanışmaya ayırmaya ne dersiniz?

Üstelik bu sayede ufak ufak para kazanmanızı teklif ediyoruz size.

Ev toplantıları network marketing işinde işi büyütmenin en önemli araçlarından birisi.

Ev ortamında arkadaşlarınız, dostlarınız ve arayış içinde olan tanıdıklarınızı ağırlayacağınız birkaç saat belki de hızla organizasyonunuzun büyümesini sağlayacak bir adım olacak.

Üstelik bu toplantılarda profesyonel olarak ekibimiz size destek olacak. Dostlarınıza iş planını başlangıçta, eğer isterseniz, sizin de işi öğrenmeniz için, deneyimli, başarılı girişimcilerimiz anlatacak. Sorularınıza en doğru cevapları bu işi başarmış bu kişilerden dinleyeceksiniz. Üstün kaliteli ürünler ile tanışacaksınız ve bu ürünleri başkasının da kullanmasını sağladığınızda para kazanacaksınız.

Nasıl kulağınıza hoş geliyor mu?

Cevabınız evetse sizi;  motive, başarılı, girişimci, paylaşımcı, yardımsever ekibimize katılmaya bekliyoruz.

1 Yorum

Filed under finansal özgürlük

Biz kimiz ve kimleri arıyoruz?

Bizler, mevcut işlerimizi devam ettirirken bir yandan da network marketing iş alanında -şimdilik part time olarak- çalışan ve bu işe de haftada 10-12 akıllı saatimizi ayırarak bundan gelir elde eden bağımsız serbest girişimcileriz.

Bu web sitesinin adından yola çıkarak,  finansal özgürlük yolculuğumuzda bize katılacak, profesyonel bakış açısıyla işi sahiplenecek, ekip ruhu içerisinde çalışıp hem destek olup işini büyütmesine yardımcı olabileceğimiz, hem de kendisi bu işi öğrenip başkalarına liderlik yapacak kişileri arıyoruz. Belki sizi!

Eğer sizin motivasyonlarınız arasında aşağıdakilerden bir ya da birkaçını elde etme, bunlara ulaşma hedefi varsa, tanışmalıyız.

  • Ek gelir,
  • Kendi işini kurma isteği,
  • Finansal ve zamansal olarak özgürleşme,
  • Kişisel gelişim,
  • Başkalarına yardım etme,
  • Çevre edinme, networking,
  • Hayallerine ulaşma,
  • Dünyayı gezme.

Görsel şuradan alınmıştır.

5 Yorum

Filed under finansal özgürlük

İşimizle ilgili doğrular – yanlışlar

Doğru ya da yanlış yol yok. Sizin yolunuz var!

Daha önceki yazılarda işimiz ile ilgili önyargılar ve zihinlerde oluşmuş negatif algılardan bahsetmiştik. Gelin birkaç örnek ile bunların üzerinde biraz konuşalım.

Bu iş bir motivasyon işi.

Evet, kesinlikle. Hangi başarılı iş öyle değil ki?

Bu işin belli başlı iş tanımları yok.

Doğru, eğer dökümante edilmiş, deklare edilmiş, yazılı bir görev tanımı belgesi arıyorsanız. Böyle bir belge olması gerektiğini düşünüyorsanız SİZ belirleyin nasıl olmasını istiyorsanız. Ya da kendinize sorun mevcut işinizdeki tanımlı görevinizi yapıyor olmak (asla yalnızca yazılanları yapmazsınız, bu ayrı bir konu)  sizi ne kadar özgür kılıyor?

Yanlış, eğer bu işte başarılı olmanın kanıtlanmış, kabul görmüş, tüm dünyada uygulanan methodları, başarıyı ölçen performans kriterleri, performans gözden geçirme, geribildirim, eğitim, gelişim fırsatları olmadığını düşünüyorsanız.

Bu iş bir nevi bir piramit düzeni.

Hayır, kesinlikle değil. Piramit düzende en tepedekiler her koşulda ve her durumda kazanır. Bizim işimizde sizden önce işe başlayan kişi, ancak sizinle aynı hızda ya da sizden daha hızlı çalışırsa sizden çok kazanır. Siz daha hızlı iseniz, siz daha çok kazanırsınız. Adil bir sistemde olması gerektiği gibi.

Bu ısrarcı tavırlar vs. beni deli ediyor. Bu durumdan hoşlanmıyorum. Bu kişilerin geneli böyleyse benim böyle kişilerin arasında ne işim olabilir?

Bu işe başlamadan önce karşımıza çıkan bazı yanlış kişiler için biz de aynısını hissetmiştik. Biz kendimize yapılmasından hoşlanmadığımız hareketleri başkalarına yapmıyoruz. Asla ısrarcı değiliz, size bir fırsattan bahsediyoruz. Görmek istiyorsanız görüyorsunuz ve momentuma katılıyorsunuz, görmek istemiyorsanız zaten kararınız o yönde oluyor.

Öte yandan kendimiz gibi profesyonel yaklaşım sergileyen daha çok insanın da aramıza katılması gerektiğini biliyoruz. Ve biz bu kişileri arıyoruz. Akıllı, zeki, ne yapmak istediğini bilen, dürüst, samimi, iyi niyetli, paylaşımcı, lider, motive, enerjisi yüksek, özgüveni sağlam, mütevazi bir o kadar da başarma azmi yüksek, öğrenmeye istekli, bu yolda kendini akışa kaptırabilecek insanları. Belki sizi!

Satış işinden hoşlanmıyorum. Bunu yapamayacağımı düşünüyorum.

Üzgünüz ama dünya üzerinde satış (dolayısıyla satın alma) yapmadan bir çıktı (gelir, iş sonucu, kişisel başarı, sosyal katkı….) elde edebilmenin bir yolu var mı?

Elimde bir çanta, içinde ürünler, bunları yakın arkadaşlarıma satmaya çalışmak mı? Hayır almayayım!

Bu eskiden böyleymiş. Artık internet ve e-ticaret var! İnsanlar artık özel alışveriş kulüplerinden, indirimli fırsat sitelerinden, online marketlerden alışveriş yapıyorlar. Ürünlere ilgi duyan arkadaşlarınız sizi görmek zorunda bile değil, internet sitenize girer, siparişini verir, ödemesini yapar, tanımladığı adresine ürünleri teslim edilir. Siz bu işten kar elde edersiniz.

Gelişen teknoloji ve yenilikler sayesinde üretici ile tüketici arasındaki aracılar eninde sonunda yok olmak zorunda. Network marketing sisteminde çalışan şirketler de tam olarak bunu yapıyor. Aracıların payını ortadan kaldırdığı için kullanıcı ürüne daha ucuza ulaşıyor.

Arkadaşlarım hakkımda ne düşünürler?

Bunun ne önemi var ki? Yaptığımız iş ayıplı bir iş değil.

Bu iş için çok zaman ayırmak gerekiyor. Benim o kadar zamanım yok.

TV’de favori bir diziyi ya da programı izlemek için ne kadar zaman harcadığınızı bir gözden geçirin isterseniz.

Bu işte başarılı olmak için geniş bir çevreye sahip olmak gerekiyor. Benim çevrem o kadar geniş değil!

Yanlış. Bu işte başarılı olmak için sıkı çalışmak, kendiniz gibi idealleri, hayalleri olan insanları bulmaya çalışmak, bu uğurda vazgeçmeden adanmak gerekiyor. Bu işi herkes yapabilir ve bu insanlar ise her yerdeler, sizinle birlikteler. İşte, okulda, mahallede, otobüste, metroda, alışveriş yaptığınız yerlerde, eşiniz, dostlarınız, arkadaşlarınız,akrabalarınız…

Çok zor bir iş.

%90 yanlış, %10 doğru.

Yanlış, çünkü yapmanız gereken tek şey ürünleri kullanmak ve başkalarının da kullanmasını sağlamak. Bu kadar basit.

Doğru, çünkü 10 – 6 – 3 – 1 kuralı işler. Genel olarak; 10 kişiye işi anlatırsınız, 6 kişi bir sonraki adım ile ilgilenir, 3 kişi bir adım daha atar, yalnızca 1 kişi ekibinize katılır.

Bu işe girmek çok maliyetli olur, çok büyük paralar yatırmam gerekir.

Yanlış. Network marketing işi dünyanın en küçük yatırım bedelleri ile kurulabilen ve ulaşılması en olanaksız görülen gelir, başarı, iş tatmini gibi sonuçları elde edebilmenize olanak sağlayan bir yapıda, geleceğin iş modelidir.

Çevremde daha önce bu işi denemiş birçok arkadaşım var, onlar bu işi yapmamı önermiyorlar.

Başarılı olmak da başarısız olmak sizin elinizde. Size bu telkinlerde bulunan kişiler için belki uygun bir iş fırsatı değildi. Ama belki sizin için tam tersi geçerli. Hayatında bisiklet kullanmamış bir kişi size bisiklete binmeyi öğretebilir mi?

Daha önce de bahsettiğimiz gibi bu işte 2 türlü kaybedersiniz.

1. Tartışmasız önyargı gösterirseniz

2. Denemezseniz.

Bunun dışında başınıza gelebilecek en kötü şey, organizasyondaki liderlerimizden birisinin söylediği gibi,  dost ve para kazanmak olacak!

3 Yorum

Filed under finansal özgürlük, network marketing